Karaman Turizmi

23.01.2013 2920

Gezi ve Mesire YerleriKamp İmkanlarıKültürel ve Turizm   Faaliyetleri İçinde İl ve Çevresinin YeriMağaralar ve Obruklar

Arkeolojik Değerler
Av Turizmi ve Balıkçılık

ARKEOLOJİK DEĞERLER

CANHASAN HÖYÜĞÜ:                         Karaman´a 13 km.   uzaklıktaki Canhasan (Alacalı) köyünde I, II ve III olarak adlandırılmış,   birbirine yakın üç höyük bulunmaktadır. I ve III numaralı höyüklerde, 1961-1970   yılları arasında, İngiliz uyruklu David H. French başkanlığında bilimsel kazılar   yapılmıştır.
                        Canhasan III; seramik öncesi (A Keramik) bir yerleşim´dir.   Yaklaşık 100 m. çapında bir höyüktür. M .0.6500 yıllarına   tarihlendirilnıiştir.
                        Dikdörtgen planlı evler taş temeli olmayan kerpiç   duvarlarla örülmüştür. Ağaç destekler kullanılmıştır. Duvar ve tabanlar çamur   sıva ile kaplanmış; bazen bu sıvalar kırmızı aşı boyası ile boyanmış, bazen de   sert zemin üzerine, çakıl taşlarının kuvvetle bastırılması ile dekore   edilmiştir.
                        Bu höyükte bazı büyük baş hayvanlar ve küçükbaş hayvanlar   ile, yabani hayvanlar besin olarak tüketilmiştir. Ekmek buğdayı, arpa, mercimek,   burçak, ceviz vb. buluntulardan, burada ziraata dayalı bir ekonominin olduğu   söylenebilir.
                        Niğde bölgesinden gelmiş olabilecek obsidiyenden yapılmış   aletler, bizler, saplı bıçaklar, çok sayıda kemik aletler, büyük kaşıklar, iğne   ve spatulalar, boru şeklinde kemikten yapılmış kolyeler, höyükten elde edilen   küçük buluntulardır.
                        Canhasan I Höyüğü : 380-400 m. çapındadır.   Kazılarda, 7 yapı katı tespit edilmiştir. Bunlardan 7-4 arası Geç Neolitik   (M.Ö.6000), 3-1 arası katlar, Kalkolitik döneme (M.Ö.5500-3000)   aittir.
                        Canhasan I´de kerpiç kullanılarak, dikdörtgen veya kare odalar   inşa edilmiştir. İnşa tekniğinde, ağaç destek veya payanda duvarları   kullanılmıştır. Evlerin diğer bir özelliği; her evin kendisine ait duvarları   olmasıdır. Evlerde duvar ve tabanlar çamur sıva ile sıvanmış; üzerine kırmızı   aşı boyası ile boyanmıştır. Payanda duvarları çok gelişmiştir. Evler iki   katlıdır, alt kat depolama faaliyetlerinde, üst kat günlük yaşamda   kullanılmıştır.
                        Kalkolitik dönem yapı katlarında, bakır madeni   bulunmuştur. Gri veya açık siyah renkli zemin üzerine, kazıma tekniğinde   motiflerle bezenmiş, seramik, açık renk üzerine, kırmızı renkte boya ile   bezenmiş seramik ve koyu kahverengi veya koyu kırmızı renkte düz parlatılmış   seramik bol olarak kullanılmıştır.
                        Küçük buluntular içinde, kıymetli   taşlardan gerdanlık, midye kabuğundan kolyeler, kemikten yapılmış bilezik ve süs   eşyaları ile figürinler bulunmaktadır.
                        Burada yaşayan insanların yakın   doğu ve Mersin bölgesi ile ilişkileri saptanmıştır. Tarıma ve hayvancılığa   dayalı bir ekonomilerinin olduğu bilinmektedir.
                        Höyük M.Ö.4300   tarihlerinde terk edilmiş, uzun bir süre boş kaldıktan sonra, Hellenistik, Roma   ve İlk Bizans çağlarında yeniden yerleşime sahne olmuştur.

KARADAĞ BİNBİR KİLİSE:
                        Karaman ilinin   kuzeyinde, yaklaşık 35 Km. uzaklıkta, volkanik bir dağ kitlesi olan Karadağ   üzerinde (en yüksek noktası Mahalaç Tepesi 2288 m.), IV. ve IX. yy.´lar arasında   (Bizans Devri) yapılmış bir çok kilise, manastır, bazilika, konut ve mezarlık   bulunmaktadır.
                        Bölge XVII.yy.lardan itibaren yerli ve yabancı pek çok   seyyah tarafından ziyaret edilmiştir. Karadağ kitlesinin büyük küçük bir çok   tepesinde ve eteklerinde Bizans Devrine ait yapı kalıntıları bulunmakla   birlikte, Karaman´a 37 Km. uzaklıktaki Madenşehir köyünde ve buraya 7 Km.   uzaklıktaki Yukarı Değle´de, bu yapılar yoğunluk gösterir. Karadağ´ın tepelerine   ve eteklerine yayılmış olan yapılarda, Erken Hristiyanlık mimari özellikleri,   yerli sanat üslubuyla karışmıştır.
                        Ayrıca ovada, aniden yükselen bu dağ   kitlesi üzerinde, Hititler´den kalma hiyeroglif yazıt ve anaklardan; buraların   Hititler tarafından da kutsal alanlar olarak kullanıldığını göstermektedir.

 

BÜYÜK KİLİSE:
                        Madenşehri Köyü   içerisinde düzgün kesme taştan yapılmış, girişi ile, dokuz kemerli sol kanadı   ayaktadır. Kuzeyinde büyük bir sarnıç bulunmaktadır. Kent susuz bir arazi   üzerine kurulduğundan, tüm mabetler, keşişhaneler, rahip ve şakirt odaları ve   konutların hepsinde sarnıç vardır. Kentin kuzeyinde bulunan CANLI KİLİSE yıkıntı   halindedir. Kentin tam ortasında bir mezarlık bulunmaktadır. Birinci kilisenin   kuzeybatısında ikinci bir kilise daha vardır. Bu kilisenin apsis kısmıyla,   methali ayaktadır.

 

DEĞLE:
                        Karaman Üçkuyu Köyü Değle   mahallesinde yer almakta ve Binbir Kilisenin önemli bir grubunu oluşturmaktadır.   Bu bölgede çok sayıda kilise, konut, mezar ve sarnıç yapıları bulunmaktadır.   Yapılar Bizans devri M .S .4-9. y.y. arasında tarihlendirilmektedir.

 

DERBE (KERTİ) HÖYÜĞÜ:                         Karaman ili,   merkez ilçeye bağlı Ekinözü (Aşıran) köyünün 3 km. kadar kuzeyindedir. Oldukça   yayvan ve yüksek olan höyüğün, yüzeyinde; Bronz Çağı, Hellenistik, Roma ve   Bizans Devirlerine ait çanak çömlek parçacıkları bulunmaktadır. Höyük   yakınlarında ele geçen iki taş yazıtta, Derbe adı   geçmektedir.
                        Piskopusluk merkezi olan Derbe, İncil´de kutsal şehirlerden   biri sayılmıştır. İncil´de yazıldığına göre; Hz.İsa´nın Havarileri´nden Paulus   ve Barnabas M .S .47-50-53 yıllarında hristiyanlığı yaymak için Anadolu´ya   geçerler. İlk uğradıkları Konya´da tutunamadıklarından, Lystra (Hatunsaray) ve   Derbe´de vaazlar vermek üzere yola çıkarlar. Lystra´da, kütürüm bir adam   Paulus´tan aman diler. Paulus adama "ayağa kalk" deyince, adam iyileşir. Fakat   Yahudilerin aleyhte propagandaları sonucu Paulus ve Barnabas taşlanırlar.   Lystra´yı terk ederek Derbe´ye gelirler. Derbe´de uzun süren vaazlar verirler ve   bir çok taraftar kazanırlar.

 

PHILEDELPHİA:
                        Karaman´ın 60 km.   batısındaki Akçaalan köyündedir. Tarihi Roma yollarından birisi üzerinde bulunan   kentte, kubbeli yeraltı mezarları, kabartma heykeller ve kitbeleı bulunmaktadır.   Arkeolojik sit alanıdır.

İLİSIRA HÖYÜĞÜ:                         Yollarbaşı kasabasında   bulunan İlisıra höyüğü üzeri tamamen ağaçlarla kaplıdır. Hellenistik-Roma ve   Bizans devirlerinde yerleşim alanı olarak kullanılmıştır. Günümüzde mesire yeri   olarak kullanılmaktadır.
KIZIL KİLİSE:
                        Yollarbaşı   kasabasının, topraklık mevkiinde kalıntıları bulunan kilise, günümüzde tamamen   yok olmuştur. Bizanslılar zamanında, Binbir Kilise ile birlikte, Hristiyanların   önemli ibadet merkezlerinden birisi olmuştur.

TAHIL AMBARLARI (TAŞKALE):

Kasabanın kuzeyinde yaklaşık 40 m. yüksekliğinde 251 adet ambar   mevcuttur. Genellikle iki bölmeli ambarlar, arpa, buğday ve bakliyat saklamak   üzere kullanılır. Ambarlar 50-60 ton dolayında hububat depolanabilir. Her   mevsimde hava sirkülasyonu sağlayan, killi kireç taşından oluşmuş ambarlara   "tutamak" yerlerinden çıkılır, makara sistemi ile de ambarlara ürün çıkarılır ve   indirilir. Erken Hristiyanlık döneminden bu yana kullanıldığı kabul edilen taş   ambarlardan birini kilise olduğu ve camiye dönüştürüldüğü çeşitli kaynaklarda   belirtilmektedir.
                        TMO Genel Müdürlüğü´nce yapılan incelemede, bu   ambarlarda saklanan buğdaylarda, ortalama elli yılda, ancak % 5 oranında unlanma   görüldüğü belirtilmektedir. TMO 1989 yılında ambarları tanıtmak amacıyla,   İngilizce-Türkçe olarak 60.000 takvim kartpostal ve dergi bastırmış, yurtiçi ve   yurtdışında dağıtmıştır. Ayrıca Taşkale Belediyesi tarafından Ankara, Konya ve   Karaman´da fotoğraf sergileri düzenlenmiştir. TRT ve Alman ZDF kanalı tarafından   da doğal tahıl ambarlan çekimi yapılarak yayınlanmıştır. Bölge Kültür Bakanlığı   tarafından birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir.

 

AV TURİZMİ-BALIKÇILIK

AV TURİZMİ : Karaman torosların eteğinde   kurulmuş bir ilimizdir. Bu sebeple avcılık yapmaya çok elverişlidir. Özellikle   Ayrancı toros eteklerinde, Ermenek’te ve Karaman’ın batısındaki toros dağları   uzantılarında Çatak, Göçer, Dağkonak, Buçakkışla, Akçaalan köyleri civarında   avcılık yapılmaktadır. Bu alanlar koruma altına alınarak av turizmine açılması   düşünülmektedir. Avlanılan hayvanlar arasında geyik, dağkeçisi, ayı, yaban   domuzu, keklik, tavşan, tilki, bıldırcın gibi hayvanlar gelmektedir. İlimizde   Avcılık ve Atıcılık İhtisas Kulübü mevcut olup bilinçli avcılığın yapılmasına   yardımcı olmaktadır.

BALIKÇILIK : İlimizde balıkçılık amatör olarak   yapılmaktadır. Özellikle göl, gölet ve çaylarda balık avlanmaktadır. Balıkçılık   yapılan başlıca yerler şunlardır.

AKGÖL (EREĞLİ SAZLIĞI) : Karaman ve Konya İl   sınırları içerisinde, Ereğli ilçe merkezinin 30 km. batısında, Ereğli Kapalı   Havzası´nın ortasında yer alan, kuzeyde Karacadağ, güneyde ise Toroslar´ın   Bolkar Dağları ile sınırlanan, sığ bataklık, sazlık, tatlı su gölleri ve tuzcul   stepten oluşan bir alandır. Akgöl´de küçük karabatak, ak pelikan, tepeli   pelikan, alacabalıkçıl, erguvani balıkçıl, çeltikçi, kaşıkçı, flamingo ve boz   ördek, yaz ördeği, Macar ördeği, pasbaş patka, dikkuyruk, küçük kerkenez,   kılıçgaga, bataklık kırlangıcı, büyük cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve küçük sumru   önemli sayıda ürer. Ak pelikan göç boyunca büyük sayıda, dik kuyruk ise üreme   dönemi öncesinde kalabalık gruplar halinde gözlenir. Bölgede kışlayan türlere,   turna ve angıt örnek gösterilebilir. Gölün son yıllarda suyu azalmış ve   kurumuştur.

 

      Av Turizm ve Balıkçılık yapılan   yerler:

  • Gödet Baraj Gölü (Sportif amaçla balık avı yapılır.)
  • Ayrancı Baraj Gölü (Sportif amaçla balık avı yapılır.)
  • Akgöl (Avlanmak 1991 yılından bu yana yasak.)
  • Göksu Çayı (Avlanmak 1991 yılından bu yana yasak.)
  • Taşkale Alabalık Tesisleri (Belediye Alabalık üretimi   yapmaktadır.)  
  • Ardıçkaya-Ermenek (Alabalık tesisi çalışmaları devam   etmektedir.)
  • Zeyve-Ermenek (Alabalık üretme ve satış tesisi   mevcuttur.)
  • Akdem Alabalık Tesisleri (Alabalık üretim ve satışı   yapılmaktadır.)

 

GEZİ VE MESİRE YERLERİ

GÖKÇE ÇAMLIĞI:
                        Karaman-Mut yolu   üzerinde 20.km´de kurulmuş gür çam ağaçlarıyla kaplı temiz lokantası ile   ailelerin oturabileceği ve her türlü yeme-içme ihtiyacının karşılanabileceği bir   mesire yeridir.

 

GÜRLÜK MESİRE YERİ:
Karaman´a uzaklığı   50 Km. mesafede bulunan, Taşkale kasabasının doğusunda yer alan, soğuk suyu ve   canlı alabalık tesisleri bulunan önemli bir piknik yeridir. Her türlü ihtiyaç   maddeleri Taşkale´de ve mesire yerinde karşılanabilmektedir.

YOLLARBAŞI TARİHİ HÜYÜGÜ:
                        Karaman´a 17   Km. uzaklıkta Yollarbaşı kasabasmdadır. Ağaçlandırılmış ve çevre düzenlemesi   yapılmıştır. Etli ekmek ve pide fırını, büfesi, havuzu, Yunus Emre çay bahçesi   ile ailece piknik yapılabilecek güzel bir mesire alanıdır.

AKKÖPRÜ:                         Karaman-Yeşildere kasabası   yolu üzerinde Karaman´a 29 Km. uzaklıkta tarihi Akköprü çevresinde, İbrala Çayı   vadisinde bahçeler arasında yer almaktadır. Çevre düzenleme çalışmaları devam   etmektedir.

GÖDET BARAJI MESİRE YERİ: Karaman´a 20   Km. uzaklıkta bulunan barajın çevresi dinler me ve mesire alanıdır. Ağaçlandırma   ve balık üretme çalışmaları devam etmektedir.

 

AYRANCI BARAJI MESİRE YERİ: Karaman´a   45 Km. uzaklıkta Ayrancı ilçesindedir. Baraj çevresi ağaçlandırılmış, balık   üretme çalışmaları devanı etmektedir. Ayrıca; mesire yeri olarak da   kullanılmaktadır.

 

ZEYVE PAZARI:                         Ermenek-Gülnar karayolu   üzerinde Ermenek´e 26 Km. uzaklıktadır. Otantik su değirmenleri, su ile çalışan   hizan, tarihi çınar ağaçları, şelalesi ve soğuk suları ile çok güzel bir mesire   yeridir. Çevre köylüler tarafından getirilen sebze ve meyveler burada   satılmakta, et ve diğer her türlü ihtiyaçlar karşılanabilmektedir. Zeyve kebabı   ve odunda pişmiş çayı çok meşhurdur. Pazar günleri ayrıca pazar kurulmaktadır.   Görülmeye değer bir mesire yeridir.

 

TEKECATI:                         Ermenek-Bucakkışla yolu   üzerinde bulunan Tekeçatı vadisi önemli bir piknik alanıdır. Çevresinde bulanan   Aykadm, Kamış Boğazı ve Yellibel´de avlanma imkanları vardır. Kayapınarı´nın   soğuk suyu, Gökgedik´in yörük yoğurdu ve ayranı meşhurdur.

NADİRE DEĞİRMENİ: Ermenek ilçe   merkezine, 25 Km. uzaklıkta, Ardıçkaya köyünde Ermenek çayı üzerinde Ambar   Boğazı´nı izleyen orman yolu ile ulaşılan Nadire Değirmeni mesire yeri çam   ağaçlarıyla kaplı, çağlayanların aktığı, soğuk ve tatlı suları ile güzel bir   yerdir.

ŞEHİT PİLOT HASAN BAYSAL MESİRE   YERİ:
Mut-Ermenek yolu üzerinde Ermenk´e 16 Km. uzaklıkta   içerisinde spor alanları, çocuk bahçesi, ocak, masa-bank, wc. ve benzeri   tesisleri bulunan Orman Genel Müdürlüğü´ne bağlı orman içi dinlenme   tesisidir.

ELEKTRİK SANTRAL PARKI:

Ermenek ilçe merkezinde Değirmenlik mahallesindedir. Şu anda   çalışmayan elektirik santralinin çevre düzenlemesi yapılarak mesire yeri olarak   kullanılmaktadır. Çınar, ceviz ve kavak ağaçlarıyla kaplı parkın ortasında   şelaleler halinde dere akmaktadır.

KAMP İMKANLARI

Karaman’ın yaylalarında kamp kurmak mümkündür. Ayrıca Göksu   nehri civarında bulunan ve Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü aynı zamanda mesire   yeri olan Yerköprüde, Buçakkışla’da, Ermenek Yerköprü’de, Kazancı’da  da kamp   kurmak ve Göksu nehrinde serinlemek, balık avlamak ve avcılık  yapmak mümkündür.

KÜLTÜREL VE TURİZM FAALİYETLERİ OLGUSU İÇİNDE İL VE   ÇEVRESİNİN  YERİ:

Karaman’ın M.Ö.8000 yıllarında yerleşik iskana sahip olduğu ve   Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler ve Karamanoğullarının önemli yerleşim   merkezlerinden biri olduğunu görüyoruz.

Özellikle Karamanoğlu devrinde beylik sınırları Güneyde   Akdeniz’e doğuda Kayseri’ye, batıda Konya ve Isparta’ya kadar genişlemiştir.   İşte bu geniş alana yayılmış olan Karamanoğlu egemenliğinin altında olan   yerleşim yerlerine kültür götürmüş, oraların kültüründen etkilenmiştir. İşte   günümüzün Karaman’ı da eşsiz kültür mirasına ve kültür değerlerine sahiptir.

Eşsiz ve köklü tarihe sahip eski ismi Larende (Larende) olan   Karaman turizm açısından da önemli bir gelecek vaad etmektedir.                                 Karaman,   bünyesinde tarihin eşsiz izlerini barındırmaktadır. Camileri, türbeleri,   medreseleri, yetiştirdiği ünlü şahsiyetleri ve tabii güzellikleriyle turizme   hizmet edecek illerimizden biridir.

Karaman İç Anadolu bölgesinin güzide bir şehridir. Konya-Mersin   karayolu üzerinde bulunduğundan Mersin, Adana ve Antalya’ya gidecek turistler   Karaman’a uğramakta ve ilimizi ziyaret etmektedirler. Tarihi ve tabiat   güzelliklerini seven turistler için ideal bir Turizm Bölgesidir.                                 Büyük   mutasavvıf ve Türk düşünürü Yunus Emre ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türkçe’yi   yeniden resmi dil ilan etmesi adına düzenlenen “Türk Dil Bayramı ve Yunus   Emre’yi Anma Törenleri” Karaman turizmine  büyük canlılık getirmektedir. Yine   Hz.Mevlena Celalettin-i Rumi’nin Karaman’da yaşamış olması ve annesi Mümin’e   Hatun’un ve yakınlarının (aile efradının) mezarlarının Karaman’da Mader-i   Mevlana Camiinde (Aktekke Camii) bulunması özellikle Konya’da yapılan Mevlana’yı   anma törenleri sırasında Karaman’a turistlerin gelmesine vesile olmaktadır.

Yine büyük devlet adamı, eşsiz komutan Kazımkarabekir Paşa   adına her yıl 26 Ocak tarihinde düzenlenen anma törenleri de Karaman turizmine   canlılık getirmektedir.

Yaylaları, dağları, tarihi eserleri ve zengin kültür değerleri   ile Karaman önemli bir turizm merkezidir.

Mağaralar ve Obruklar

DOĞAL OLUŞUMLAR

MERASPOLİS MAĞARASI:                                 Meraspolis   mağarası Ermenek kentinin kuzeyindeki dağların kaya bloklarının altında suların   kireçli kayaları oyması ile meydana gelmiş çok büyük bir mağaradır. Mağara   dünyanın en büyük yeraltı suyunu bünyesinde taşımaktadır. Bir çok bölme ve   katlardan meydana gelen, içinde küçüklü büyüklü sarkıt, dikit bulunan bumağara   ilk çağlarda mesken, sığınak ve zindan olarak kullanılmıştır. Mağaraya iki   yönden giriş vardır. Bunlardan birisi ne zaman açıldığı bilinmeyen ilkel bir   giriştir. Bu giriş doğal bir mağaranın tabanmdadır. Genişliği 40x45 cm. olan   delikten mağaraya inilir. Rehbersiz ve ışıksız inilmesi imkansızdır. İri kaya   parçalarından yapılmış 8-10 ayaklık basit ve dar bir merdivenle aşağıda basık   tavanlı bir mağaraya inilir. Burada çeşitli yönlere yol vardır. Kuzeydoğuya   gidilen dehlizlerden birisi ile kademe kademe inilir ve yer altı nehri   görülür.
İkinci giriş, Başpınar mahallesi Cumma mevkiinde Ermenek   Belediyesi tarafından kente tazyikli içme suyu sağlamak için açılmış bir   galeridendir. 193 m. uzunluğundaki bu galeri kuzeydoğu doğrultusunda yer altı   nehrine ulaşır. Galerinin yer altı nehri ile birleştiği noktaya kadar 150 m.lik   bir mesafede kuzey-güney yönünde akmakta, galeri deposuna 90 m. kala kuzeyde bir   noktada 200 m. yüksekliğinde bir yer altı şelalesi oluşturmaktadır. Nehir yatağı   batıya gittikçe daralmakta, düdenlimağara denilen yerde yok   olmaktadır.
                                Mağarada bulunan yer altı suyu kentin ve çevre kasabaların   içme suyu ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ermenek ve çevresine elektirik sağlayan   hidroelektirik santralini çalıştıran su da bu mağaradan çıkmaktadır.