Gezi ve Mesire YerleriKamp İmkanlarıKültürel ve Turizm Faaliyetleri İçinde İl ve Çevresinin YeriMağaralar ve Obruklar
Arkeolojik Değerler |
Av Turizmi ve Balıkçılık |
CANHASAN HÖYÜĞÜ: Karaman´a 13 km. uzaklıktaki Canhasan (Alacalı) köyünde I, II ve III olarak adlandırılmış, birbirine yakın üç höyük bulunmaktadır. I ve III numaralı höyüklerde, 1961-1970 yılları arasında, İngiliz uyruklu David H. French başkanlığında bilimsel kazılar yapılmıştır.
Canhasan III; seramik öncesi (A Keramik) bir yerleşim´dir. Yaklaşık 100 m. çapında bir höyüktür. M .0.6500 yıllarına tarihlendirilnıiştir.
Dikdörtgen planlı evler taş temeli olmayan kerpiç duvarlarla örülmüştür. Ağaç destekler kullanılmıştır. Duvar ve tabanlar çamur sıva ile kaplanmış; bazen bu sıvalar kırmızı aşı boyası ile boyanmış, bazen de sert zemin üzerine, çakıl taşlarının kuvvetle bastırılması ile dekore edilmiştir.
Bu höyükte bazı büyük baş hayvanlar ve küçükbaş hayvanlar ile, yabani hayvanlar besin olarak tüketilmiştir. Ekmek buğdayı, arpa, mercimek, burçak, ceviz vb. buluntulardan, burada ziraata dayalı bir ekonominin olduğu söylenebilir.
Niğde bölgesinden gelmiş olabilecek obsidiyenden yapılmış aletler, bizler, saplı bıçaklar, çok sayıda kemik aletler, büyük kaşıklar, iğne ve spatulalar, boru şeklinde kemikten yapılmış kolyeler, höyükten elde edilen küçük buluntulardır.
Canhasan I Höyüğü : 380-400 m. çapındadır. Kazılarda, 7 yapı katı tespit edilmiştir. Bunlardan 7-4 arası Geç Neolitik (M.Ö.6000), 3-1 arası katlar, Kalkolitik döneme (M.Ö.5500-3000) aittir.
Canhasan I´de kerpiç kullanılarak, dikdörtgen veya kare odalar inşa edilmiştir. İnşa tekniğinde, ağaç destek veya payanda duvarları kullanılmıştır. Evlerin diğer bir özelliği; her evin kendisine ait duvarları olmasıdır. Evlerde duvar ve tabanlar çamur sıva ile sıvanmış; üzerine kırmızı aşı boyası ile boyanmıştır. Payanda duvarları çok gelişmiştir. Evler iki katlıdır, alt kat depolama faaliyetlerinde, üst kat günlük yaşamda kullanılmıştır.
Kalkolitik dönem yapı katlarında, bakır madeni bulunmuştur. Gri veya açık siyah renkli zemin üzerine, kazıma tekniğinde motiflerle bezenmiş, seramik, açık renk üzerine, kırmızı renkte boya ile bezenmiş seramik ve koyu kahverengi veya koyu kırmızı renkte düz parlatılmış seramik bol olarak kullanılmıştır.
Küçük buluntular içinde, kıymetli taşlardan gerdanlık, midye kabuğundan kolyeler, kemikten yapılmış bilezik ve süs eşyaları ile figürinler bulunmaktadır.
Burada yaşayan insanların yakın doğu ve Mersin bölgesi ile ilişkileri saptanmıştır. Tarıma ve hayvancılığa dayalı bir ekonomilerinin olduğu bilinmektedir.
Höyük M.Ö.4300 tarihlerinde terk edilmiş, uzun bir süre boş kaldıktan sonra, Hellenistik, Roma ve İlk Bizans çağlarında yeniden yerleşime sahne olmuştur.
KARADAĞ BİNBİR KİLİSE:
Karaman ilinin kuzeyinde, yaklaşık 35 Km. uzaklıkta, volkanik bir dağ kitlesi olan Karadağ üzerinde (en yüksek noktası Mahalaç Tepesi 2288 m.), IV. ve IX. yy.´lar arasında (Bizans Devri) yapılmış bir çok kilise, manastır, bazilika, konut ve mezarlık bulunmaktadır.
Bölge XVII.yy.lardan itibaren yerli ve yabancı pek çok seyyah tarafından ziyaret edilmiştir. Karadağ kitlesinin büyük küçük bir çok tepesinde ve eteklerinde Bizans Devrine ait yapı kalıntıları bulunmakla birlikte, Karaman´a 37 Km. uzaklıktaki Madenşehir köyünde ve buraya 7 Km. uzaklıktaki Yukarı Değle´de, bu yapılar yoğunluk gösterir. Karadağ´ın tepelerine ve eteklerine yayılmış olan yapılarda, Erken Hristiyanlık mimari özellikleri, yerli sanat üslubuyla karışmıştır.
Ayrıca ovada, aniden yükselen bu dağ kitlesi üzerinde, Hititler´den kalma hiyeroglif yazıt ve anaklardan; buraların Hititler tarafından da kutsal alanlar olarak kullanıldığını göstermektedir.
BÜYÜK KİLİSE:
Madenşehri Köyü içerisinde düzgün kesme taştan yapılmış, girişi ile, dokuz kemerli sol kanadı ayaktadır. Kuzeyinde büyük bir sarnıç bulunmaktadır. Kent susuz bir arazi üzerine kurulduğundan, tüm mabetler, keşişhaneler, rahip ve şakirt odaları ve konutların hepsinde sarnıç vardır. Kentin kuzeyinde bulunan CANLI KİLİSE yıkıntı halindedir. Kentin tam ortasında bir mezarlık bulunmaktadır. Birinci kilisenin kuzeybatısında ikinci bir kilise daha vardır. Bu kilisenin apsis kısmıyla, methali ayaktadır.
DEĞLE:
Karaman Üçkuyu Köyü Değle mahallesinde yer almakta ve Binbir Kilisenin önemli bir grubunu oluşturmaktadır. Bu bölgede çok sayıda kilise, konut, mezar ve sarnıç yapıları bulunmaktadır. Yapılar Bizans devri M .S .4-9. y.y. arasında tarihlendirilmektedir.
DERBE (KERTİ) HÖYÜĞÜ: Karaman ili, merkez ilçeye bağlı Ekinözü (Aşıran) köyünün 3 km. kadar kuzeyindedir. Oldukça yayvan ve yüksek olan höyüğün, yüzeyinde; Bronz Çağı, Hellenistik, Roma ve Bizans Devirlerine ait çanak çömlek parçacıkları bulunmaktadır. Höyük yakınlarında ele geçen iki taş yazıtta, Derbe adı geçmektedir.
Piskopusluk merkezi olan Derbe, İncil´de kutsal şehirlerden biri sayılmıştır. İncil´de yazıldığına göre; Hz.İsa´nın Havarileri´nden Paulus ve Barnabas M .S .47-50-53 yıllarında hristiyanlığı yaymak için Anadolu´ya geçerler. İlk uğradıkları Konya´da tutunamadıklarından, Lystra (Hatunsaray) ve Derbe´de vaazlar vermek üzere yola çıkarlar. Lystra´da, kütürüm bir adam Paulus´tan aman diler. Paulus adama "ayağa kalk" deyince, adam iyileşir. Fakat Yahudilerin aleyhte propagandaları sonucu Paulus ve Barnabas taşlanırlar. Lystra´yı terk ederek Derbe´ye gelirler. Derbe´de uzun süren vaazlar verirler ve bir çok taraftar kazanırlar.
PHILEDELPHİA:
Karaman´ın 60 km. batısındaki Akçaalan köyündedir. Tarihi Roma yollarından birisi üzerinde bulunan kentte, kubbeli yeraltı mezarları, kabartma heykeller ve kitbeleı bulunmaktadır. Arkeolojik sit alanıdır.
İLİSIRA HÖYÜĞÜ: Yollarbaşı kasabasında bulunan İlisıra höyüğü üzeri tamamen ağaçlarla kaplıdır. Hellenistik-Roma ve Bizans devirlerinde yerleşim alanı olarak kullanılmıştır. Günümüzde mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
KIZIL KİLİSE:
Yollarbaşı kasabasının, topraklık mevkiinde kalıntıları bulunan kilise, günümüzde tamamen yok olmuştur. Bizanslılar zamanında, Binbir Kilise ile birlikte, Hristiyanların önemli ibadet merkezlerinden birisi olmuştur.
TAHIL AMBARLARI (TAŞKALE):
Kasabanın kuzeyinde yaklaşık 40 m. yüksekliğinde 251 adet ambar mevcuttur. Genellikle iki bölmeli ambarlar, arpa, buğday ve bakliyat saklamak üzere kullanılır. Ambarlar 50-60 ton dolayında hububat depolanabilir. Her mevsimde hava sirkülasyonu sağlayan, killi kireç taşından oluşmuş ambarlara "tutamak" yerlerinden çıkılır, makara sistemi ile de ambarlara ürün çıkarılır ve indirilir. Erken Hristiyanlık döneminden bu yana kullanıldığı kabul edilen taş ambarlardan birini kilise olduğu ve camiye dönüştürüldüğü çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir.
TMO Genel Müdürlüğü´nce yapılan incelemede, bu ambarlarda saklanan buğdaylarda, ortalama elli yılda, ancak % 5 oranında unlanma görüldüğü belirtilmektedir. TMO 1989 yılında ambarları tanıtmak amacıyla, İngilizce-Türkçe olarak 60.000 takvim kartpostal ve dergi bastırmış, yurtiçi ve yurtdışında dağıtmıştır. Ayrıca Taşkale Belediyesi tarafından Ankara, Konya ve Karaman´da fotoğraf sergileri düzenlenmiştir. TRT ve Alman ZDF kanalı tarafından da doğal tahıl ambarlan çekimi yapılarak yayınlanmıştır. Bölge Kültür Bakanlığı tarafından birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir.
AV TURİZMİ : Karaman torosların eteğinde kurulmuş bir ilimizdir. Bu sebeple avcılık yapmaya çok elverişlidir. Özellikle Ayrancı toros eteklerinde, Ermenek’te ve Karaman’ın batısındaki toros dağları uzantılarında Çatak, Göçer, Dağkonak, Buçakkışla, Akçaalan köyleri civarında avcılık yapılmaktadır. Bu alanlar koruma altına alınarak av turizmine açılması düşünülmektedir. Avlanılan hayvanlar arasında geyik, dağkeçisi, ayı, yaban domuzu, keklik, tavşan, tilki, bıldırcın gibi hayvanlar gelmektedir. İlimizde Avcılık ve Atıcılık İhtisas Kulübü mevcut olup bilinçli avcılığın yapılmasına yardımcı olmaktadır.
BALIKÇILIK : İlimizde balıkçılık amatör olarak yapılmaktadır. Özellikle göl, gölet ve çaylarda balık avlanmaktadır. Balıkçılık yapılan başlıca yerler şunlardır.
AKGÖL (EREĞLİ SAZLIĞI) : Karaman ve Konya İl sınırları içerisinde, Ereğli ilçe merkezinin 30 km. batısında, Ereğli Kapalı Havzası´nın ortasında yer alan, kuzeyde Karacadağ, güneyde ise Toroslar´ın Bolkar Dağları ile sınırlanan, sığ bataklık, sazlık, tatlı su gölleri ve tuzcul stepten oluşan bir alandır. Akgöl´de küçük karabatak, ak pelikan, tepeli pelikan, alacabalıkçıl, erguvani balıkçıl, çeltikçi, kaşıkçı, flamingo ve boz ördek, yaz ördeği, Macar ördeği, pasbaş patka, dikkuyruk, küçük kerkenez, kılıçgaga, bataklık kırlangıcı, büyük cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve küçük sumru önemli sayıda ürer. Ak pelikan göç boyunca büyük sayıda, dik kuyruk ise üreme dönemi öncesinde kalabalık gruplar halinde gözlenir. Bölgede kışlayan türlere, turna ve angıt örnek gösterilebilir. Gölün son yıllarda suyu azalmış ve kurumuştur.
Av Turizm ve Balıkçılık yapılan yerler:
GÖKÇE ÇAMLIĞI:
Karaman-Mut yolu üzerinde 20.km´de kurulmuş gür çam ağaçlarıyla kaplı temiz lokantası ile ailelerin oturabileceği ve her türlü yeme-içme ihtiyacının karşılanabileceği bir mesire yeridir.
GÜRLÜK MESİRE YERİ:
Karaman´a uzaklığı 50 Km. mesafede bulunan, Taşkale kasabasının doğusunda yer alan, soğuk suyu ve canlı alabalık tesisleri bulunan önemli bir piknik yeridir. Her türlü ihtiyaç maddeleri Taşkale´de ve mesire yerinde karşılanabilmektedir.
YOLLARBAŞI TARİHİ HÜYÜGÜ:
Karaman´a 17 Km. uzaklıkta Yollarbaşı kasabasmdadır. Ağaçlandırılmış ve çevre düzenlemesi yapılmıştır. Etli ekmek ve pide fırını, büfesi, havuzu, Yunus Emre çay bahçesi ile ailece piknik yapılabilecek güzel bir mesire alanıdır.
AKKÖPRÜ: Karaman-Yeşildere kasabası yolu üzerinde Karaman´a 29 Km. uzaklıkta tarihi Akköprü çevresinde, İbrala Çayı vadisinde bahçeler arasında yer almaktadır. Çevre düzenleme çalışmaları devam etmektedir.
GÖDET BARAJI MESİRE YERİ: Karaman´a 20 Km. uzaklıkta bulunan barajın çevresi dinler me ve mesire alanıdır. Ağaçlandırma ve balık üretme çalışmaları devam etmektedir.
AYRANCI BARAJI MESİRE YERİ: Karaman´a 45 Km. uzaklıkta Ayrancı ilçesindedir. Baraj çevresi ağaçlandırılmış, balık üretme çalışmaları devanı etmektedir. Ayrıca; mesire yeri olarak da kullanılmaktadır.
ZEYVE PAZARI: Ermenek-Gülnar karayolu üzerinde Ermenek´e 26 Km. uzaklıktadır. Otantik su değirmenleri, su ile çalışan hizan, tarihi çınar ağaçları, şelalesi ve soğuk suları ile çok güzel bir mesire yeridir. Çevre köylüler tarafından getirilen sebze ve meyveler burada satılmakta, et ve diğer her türlü ihtiyaçlar karşılanabilmektedir. Zeyve kebabı ve odunda pişmiş çayı çok meşhurdur. Pazar günleri ayrıca pazar kurulmaktadır. Görülmeye değer bir mesire yeridir.
TEKECATI: Ermenek-Bucakkışla yolu üzerinde bulunan Tekeçatı vadisi önemli bir piknik alanıdır. Çevresinde bulanan Aykadm, Kamış Boğazı ve Yellibel´de avlanma imkanları vardır. Kayapınarı´nın soğuk suyu, Gökgedik´in yörük yoğurdu ve ayranı meşhurdur.
NADİRE DEĞİRMENİ: Ermenek ilçe merkezine, 25 Km. uzaklıkta, Ardıçkaya köyünde Ermenek çayı üzerinde Ambar Boğazı´nı izleyen orman yolu ile ulaşılan Nadire Değirmeni mesire yeri çam ağaçlarıyla kaplı, çağlayanların aktığı, soğuk ve tatlı suları ile güzel bir yerdir.
ŞEHİT PİLOT HASAN BAYSAL MESİRE YERİ:
Mut-Ermenek yolu üzerinde Ermenk´e 16 Km. uzaklıkta içerisinde spor alanları, çocuk bahçesi, ocak, masa-bank, wc. ve benzeri tesisleri bulunan Orman Genel Müdürlüğü´ne bağlı orman içi dinlenme tesisidir.
ELEKTRİK SANTRAL PARKI:
Ermenek ilçe merkezinde Değirmenlik mahallesindedir. Şu anda çalışmayan elektirik santralinin çevre düzenlemesi yapılarak mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Çınar, ceviz ve kavak ağaçlarıyla kaplı parkın ortasında şelaleler halinde dere akmaktadır.
Karaman’ın yaylalarında kamp kurmak mümkündür. Ayrıca Göksu nehri civarında bulunan ve Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü aynı zamanda mesire yeri olan Yerköprüde, Buçakkışla’da, Ermenek Yerköprü’de, Kazancı’da da kamp kurmak ve Göksu nehrinde serinlemek, balık avlamak ve avcılık yapmak mümkündür.